top of page
Kanunların Gözden Geçirilmesi

MAKALELER

SÖZLEŞMEDEN DÖNME HALİNDE TARAFLARIN HAKLARI



Yargıtay 15. Hukuk Dairesi

2019/3463 E. ,

2020/1571 K.


"ÖZET: Sözleşmeden dönülmesi halinde edimlerini sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmemiş olan taraf sözleşmenin sona ermesinden doğan zararını karşı taraftan talep edemez ise de fazla ödemesi varsa sözleşmeden dönmede haksız olsa dahi fazla ödenmiş olan iş bedelinin iadesini yükleniciden isteyebilir."


"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinin sona erdirilmesi sebebiyle fazla ödenen iş bedelinin iadesi ve uğranılan zararın tazmini istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ile müvekkili arasında akdedilen 15.01.2014 tarihli sözleşmede davalı yüklenicinin sözleşme konusu malzemeleri imal ve teslim etmesi karşılığında davacı iş sahibinin 66.171,06 TL ödeme yapacağının ve davalının bir kısım malzemeyi 21.01.2014 tarihinde, geri kalanını ise ödemeyi müteakip 15 gün sonra teslim edeceğinin kararlaştırıldığını, davalının 22.01.2014-10.02.2014 tarihleri arasında toplam 1.850,00 TL bedelli malzemeyi teslim ettiğini, davacının 14.05.2014 vade tarihli 8.000,00 TL bedelli, 20.05.2014 vade tarihli 25.000,00 TL bedelli, 07.05.2014 vade tarihli 8.000,00 TL bedelli toplam 41.000,00 TL ödeme yaptığını, davalının son sevkiyatı 10.02.2014 tarihinde yaptığını, kalan malzemeler teslim edilmediği için yerine getiremediği taahütlerinden ötürü cezai müeyyidelere maruz kaldığını ve başka bir firmadan sipariş verdiğini, keşide edilen 21.02.2014 tarihli ve 03281 yevmiye numaralı Eskişehir 8. Noterliği ihtarnamesi ile müvekkili tarafından sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini ve fazla ödenen 36.000,00 TL ve temerrüt nedeniyle uğranılan zarara karşılık olarak 5.000,00 TL alacağın ödenmesinin istendiğini ancak davalı tarafça ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla teslim edilmeyen malzemelere karşılık olarak fazla ödenen 36.000,00 TL ve temerrüt nedeniyle uğranılan zarara karşılık olarak 5.000,00 TL olmak üzere toplam 41.000,00 TL alacağın yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, ödeme şartlarına uyulmamasına rağmen kısmi sevkiyatların yapıldığını, karşılıksız çıkan çeklerin ödenmeyeceğinin bildirildiğini, davacının son ödemesini 11.02.2014 tarihinde yaptıktan 10 gün sonra sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, güvensizlik duygusu oluştuğundan teslimatın kalan kısmının yapılmadığını, sözleşmeye göre üretilen malzemelerin kaynak işçiliğinin davalı şirket tarafından karşılanacağı kararlaştırıldığından kaynak makinesinin davacı firmaya gönderildiğini, davacının tek taraflı feshi nedeniyle sözleşmede öngörülen %40 oranında cezai şart ve davalıya ait kaynak makinesinin davacı şirket elinde bulunması nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi talebinin bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacı şirketin, davalı şirketle imzaladığı 15.01.2014 tarihli "-teklif-sözleşme formu-" adlı sözleşmedeki %50 peşin ödeme şartını yerine getirmediği, sözleşme bedeli 66.171,06 TL'nin yarısı olan 33.085,53 TL'yi peşin ödemesi gerekirken 23.000TL peşin ödeme yaptığı, ayrıca vadeli ödenmesi gereken kısım için davacı tarafça verilen iki adet 8.000,00'er TL bedelli (toplam 16.000 TL'lik) çeklerin de karşılıksız çıktığı, sözleşme hükümlerine göre sevkiyatın ödemeyi müteakip 15 gün içinde yapılacağı kararlaştırılmasına rağmen davacı şirketin son ödeme tarihinden 10 gün sonra peşin ödeme şartına yeterli ödeme yapmadan sözleşmeyi tek taraflı feshettiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117, 123, 124 ve 125. maddeleri kapsamında sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesinin haksız olduğu anlaşıldığından ve davacının haksız olarak fesih ettiği sözleşme nedeniyle alacak ve zarar tazmini talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde olmayan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Eser sözleşmelerinde sona erme üzerine, her iki tarafın da talep edebileceği tasfiyenin dayanağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125/III. maddesidir. Bu maddeye göre sözleşmeden dönme halinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Sözleşmenin fesih ya da dönme suretiyle sona ermesi halinde geriye etkili sonuç doğuracağı yani, sözleşme hiç yapılmamış gibi başa dönüleceğinden, taraflar sözleşme ile üstlendikleri borçlarını ifa etme yükümlülüğünden kurtulacakları gibi, daha önce ifa ettikleri edimleri, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceklerdir. Davacı iş sahibi, sözleşme uyarınca üstlendği edimlerini sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmediğinden sözleşmeden dönmede kusurlu olup, sözleşmenin sona ermesi sebebiyle uğradığı zararının tazmini talep edemez ise de, fazla ödemesi varsa, sözleşmeden dönmede haksız olsa dahi, fazla ödenen iş bedelinin iadesini yükleniciden isteyebilir.

Bu durumda, mahkemece konusunda uzman teknik bilirkişiden sözleşmeden dönme anına kadar davalı yüklenicinin gerçekleştirdiği ve davacıya teslim ettiği imalatlarla ilgili hakettiği iş bedeli konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, davacının kanıtladığı ödeme miktarı araştırılarak varsa fazla ödemenin istirdadına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödenenden 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 15.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.



Bu konuda tecrübeli olan avukatlarımızdan hukuki danışmalık alabilir, sorularınız ve detaylı bilgi için bize telefon, whatsapp, mail ve diğer iletişim kanalları üzerinden ulaşabilirsiniz.

3.061 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page