top of page
Kanunların Gözden Geçirilmesi

MAKALELER

MAL PAYLAŞIMI DAVALARI BELİRSİZ ALACAK DAVASI OLARAK AÇILABİLİR

Güncelleme tarihi: 20 Ağu 2021





T. C.

YARGITAY

8. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2014/19870

KARAR NO:2016/1924

KARAR TARİHİ.08.02.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Katkı Payı ve Katılma Alacağı


... ile ... aralarındaki katkı payı ve katılma alacağı davasının açılmamış sayılmasına dair ..... Aile Mahkemesi'nden verilen 10.06.2014 gün ve 106/398 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:


KARAR


Davacı ... Çıtlak vekili, evlilik birliği içinde edinilen taşınmazlar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL katkı payı alacağı, 500,00 TL katılma alacağı olmak üzere toplam 1.000,00 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.


Davalı ... vekili, davacının ev hanımı olduğu, davacının katkısı bulunmadığından açılan davanın reddini savunmuştur.


Mahkemece, talebin katkı payı ve katılma alacağı talebini içerdiği, katkı payı talepli davanın belirsiz alacak davası olmadığı, davacı vekilinin talebini açıklamadığı, verilen süre içinde talep sonucundaki eksikliği gidermediği HMK 120. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın verilen süreye rağmen talep ile ilgili açıklama yapılamadığı, eksik harcın da yatırılmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.


Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katkı payı alacağı ve artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.


Somut olaya gelince; eşler, 12.03.1983 tarihinde evlenmiş, 27.11.2013 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK m. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı(743 sayılı m. TKM 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın m. 10, TMK m. 202). Tasfiyeye konu taşınmazların bir kısmının, eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde, bir kısmının ise, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinildiği anlaşılmaktadır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 179).


6100 sayılı HMK'nun 107. maddesinde, belirsiz alacak davaları; davanın açıldığı tarihte miktarı yahut değeri tam ve kesin olarak belirlenemeyen, belirlenmesi davacıdan beklenemeyen veya bunun imkansız olduğu, ancak karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olan davalar olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede, belirsiz alacak davalarında, alacaklının hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle açacağı belirsiz alacak davalarında, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebi artırabileceği hükmüne yer verilmiştir.


Kanun koyucu, madde metninde ?miktarı ve değeri tam ve kesin olarak belirlenemeyen? tabirini bilinçli olarak kullanmıştır. Bu düzenlemeyle dava konusu alacak miktarının belirlenmesine yarayan bilgilere ulaşılmanın imkansız ya da çok zor olduğu durumlarda belirsiz alacak davalarının açılmasına imkan verilmiştir. Bununla yargı yükünün azaltılması, hak aramanın kolaylaştırılması ve yargılamanın en kısa sürede, en az masrafla tamamlanması amaçlanmıştır.


Belirsiz alacak davasında davacı alacağını dava açtığı sırada belirleyememektedir, ancak dava sırasında alacağın tespiti, yani belirlenebilir hale gelmesi üzerine yeni bir dava açmasına gerek olmaksızın aynı davada alacağının tümünü talep edebilmektedir. Başlangıçtaki belirsiz olan alacak en geç ispat aşamasında; delillerin toplanması ya da bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da hâkimin takdiri ile belirlenebilir hale gelmektedir (PEKCANITEZ, H., Belirsiz Alacak Davası, DEÜHFD, C.11, Özel Sayı: 2009, s. 535).


Yukarda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede;


Davacı dava dilekçesindeki açıklamalarında talebini katkı payı ve katılma alacağı olarak belirterek bunun tespitini ile 500,00 TL katkı payı alacağı ve 500,00 TL katılma alacağı olmak üzere toplam 1.000,00 TL alacağın tahsilini talep ettiği görülmektedir. Davacının dava dilekçesindeki anlatımlarıyla alacağını dava açtığı sırada belirleyemediği, ancak delillerin toplanması ya da bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da hâkimin takdiri ile belirlenebilir hale gelebileceği anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, davacının davasını dava açılmadan önce yürülüğe giren 6100 sayılı HMK m. 107'de düzelenen 'belirsiz alacak davası' niteliğinde açtığının kabulü gerekir. Mal rejiminin tasfiyesi davalarının niteliği gereği belirsiz alacak davası olduğunun kabulü gerekir. Durum böyle iken mahkemece, davacının talebini açıklamadığı ve yapması gereken açıklmaya göre harcını tamamlamadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde, mahkemece yapılacak iş, yargılamanın kaldığı yerden devamı ile tahkikata ilişkin usul işlemlerinin yürütülmesi, tahkikat sonucuna göre davacının talebi hakkında bir karar vermek olmalıdır.


SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.02.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



T.C.

YARGITAY

8. HUKUK DAİRESİ

E. 2017/14704

K. 2018/19438

T. 29.11.2018


* KATKI PAYI VE KATILMA ALACAĞI ( Mahkemece Davalının Bildirdiği Banka Hesabındaki Para ve Paranın Kaynağı İle Taşınmazın Edinilmesinde Kullanılıp Kullanılmadığı Yönünde Gereği Gibi Araştırma ve İnceleme Yapılmamasının Hatalı Olduğu - Araca İlişkin Olarak Kişisel Mal Savunması Yapılan Araca İlişkin Kayıtlar Getirtilip Tüm Deliller Birlikte Değerlendirilerek Sonucuna Göre Bir Karar Verilmesi Gerektiği )

* BANKA HESABINDAKİ PARANIN TAŞINMAZIN EDİNİLMESİNDE KULLANILIP KULLANILMADIĞININ TESPİTİ ( Katkı Payı ve Katılma Alacağı - Mahkemece Davalının Bildirdiği Banka Hesabındaki Para ve Paranın Kaynağı İle Taşınmazın Edinilmesinde Kullanılıp Kullanılmadığı Yönünde Gereği Gibi Araştırma ve İnceleme Yapılmadığı/Mahkemece Bildirilen Banka Hesapları ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirilerek Sonucuna Göre Bir Karar Verileceği )

* KİŞİSEL MAL SAVUNMASI ( Katkı Payı ve Katılma Alacağı - Davalı Bu Aracın Edinilmesi İçin Önceden Adına Kayıtlı Aracın Takasa Verildiğini Aracın Takas Karşılığı 10.000,00 TL'ye Sayıldığını Araç Bedelinin Kalan 11.000,00 TL'sinin de Kendisi Tarafından Banka Havalesi İle Gönderildiğini Bu Nedenle Edinilmiş Mal Niteliğinde Olmadığını Açıklayarak Kişisel Mal Savunmasında Bulunduğu/Mahkemece Bahsi Geçen Aracın Kayıtları Getirtilmeyerek Kişisel Mal Savunması Üzerinde Yeterince Durulmamasının Doğru görülmediği )

6100/m.106

ÖZET : Dava, katkı payı ve katılma alacağı isteklerine ilişkindir.

1-Mahkemece, davalının bildirdiği banka hesabındaki para ve paranın kaynağı ile taşınmazın edinilmesinde kullanılıp kullanılmadığı yönünde gereği gibi araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Mahkemece bildirilen banka hesapları ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir.

2-Araca ilişkin olarak; davalı bu aracın edinilmesi için önceden adına kayıtlı aracın takasa verildiğini, aracın takas karşılığı 10.000,00 TL'ye sayıldığını, araç bedelinin kalan 11.000,00 TL'sinin de kendisi tarafından banka havalesi ile gönderildiğini, bu nedenle edinilmiş mal niteliğinde olmadığını açıklayarak kişisel mal savunmasında bulunmuş, aracın trafik kayıtlarına delil olarak dayanmıştır. Ne var ki, mahkemece, bahsi geçen aracın kayıtları getirtilmemiş, kişisel mal savunması üzerinde yeterince durulmamıştır. Mahkemece araca ilişkin kayıtlar getirtilip tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olması da doğru olmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

DAVA : Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.05.2017 gün ve ... Esas, 2017/7268 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Taraf vekilleri tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, 21.05.2012 havale tarihli dava dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olduğunu belirterek, evlilik birliği içinde edinilen 5054 ada 1 parselde 1 numaralı, 1991 ada 1 parselde 5 numaralı bağımsız bölümler ile ... plaka sayılı araçtan kaynaklanan katılma alacağı ve katkı payı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin davanın reddine dair ilk kararı, davacı vekilinin temyizi üzerine Daire'nin 23.05.2013 tarih, ... Esas-2013/7769 Karar sayılı ilamı ile “... Somut olayda taraflar arasında devam eden boşanma davası bulunduğu saptanmış olup bu boşanma davasının açılmasıyla davacının mal rejiminden kaynaklanan alacak hakkı doğmuştur. Ancak tasfiyeye karar verilebilmesi için boşanma davasının sonucunun beklenmesi ve HGK'nin 27.06.2012 tarih 2012/ 8-268 Esas, 2012/ 420 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere boşanma davasının bekletici mesele yapılarak, boşanma davasının olumlu sonuçlanması halinde toplanacak delillere göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir...” gereğine işaret edilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 27.000,00 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 40.250,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dairenin 17.05.2017 tarih ... Esas ve 2017/7268 Karar sayılı ilamıyla; "...HMK'nin 177.maddesine göre ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilirse de; 04.02.1948 tarih ve 1944/10 Esas-1948/3 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağına ilişkindir. İçtihadı Birleştirme Kararları, adeta kanun hükmünde olup, ilke kararlarıdır ve benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar (Yarg.Kan.mad.45/5). Durum böyle iken, mahkemece bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin az yukarıda açıklanan İçtihadı Birleştirme Kararı göz önüne alınmadan bozma sonrası yapılan ıslahla arttırılan miktarı da kapsar şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır..."gereğine işaret edilerek verilen ikinci karar da bozulmuştur. Her iki taraf vekilince bozma kararının düzeltilmesi istenildiğinden dosya yeniden incelenmiştir.

Dava, katkı payı ve katılma alacağı isteklerine ilişkin olup, 21.05.2012 tarihinde açılmıştır.

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi " Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir..." hükmü ile belirsiz alacak davası düzenlenmiştir.

Davanın açıldığı 21.05.2012 tarihi itibariyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlüktedir. Belirsiz alacak davası,yukarıda belirtildiği üzere, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesiyle kabul edilmiştir. Bu durumda eldeki davanın açıldığı tarihte Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükte olduğuna göre, belirsiz alacak davası ile ilgili hükümlerin uygulanması gerekir. Dairece, ilk bozma ilamından sonra ıslah yapılamayacağına işaret edilerek Mahkemece verilen karar yeniden bozulmuş ise de dava belirsiz alacak davası olduğundan davacı tarafça sunulan 29.12.2014 havale tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi değil, talep açıklama dilekçesi olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle Daire'nin bu hususa yönelen bozma kararı yerinde olmadığından, bozma kararının kaldırılması ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

a. 1991 ada 1 parselde bulunan 5 numaralı bağımsız bölüme ilişkin olarak; Mahkemece, davalı adına kayıtlı 5 numaralı bağımsız bölümün edinme tarihi itibariyle edinilmiş mal olduğu kabul edilerek davacı lehine katılma alacağına hükmedilmiş ise de, dosya kapsamı incelendiğinde toplanan delillerin hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Tasfiyeye konu edilen 5 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydından 21.08.2007 tarihinde davalı adına tescil edildiği sabittir. Ancak davalı tarafça bu taınmazın alımında ... Şubesinde bulunan parasının kullanıldığı, söz konusu paranın 2002 yılından önceki birikimleri ile oluşturduğu vadeli hesabından geldiği savunulmuş, buna yönelik bir kısım evrak da dosyaya sunulmuştur. Mahkemece, davalının bildirdiği banka hesabındaki para ve paranın kaynağı ile taşınmazın edinilmesinde kullanılıp kullanılmadığı yönünde gereği gibi araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Mahkemece bildirilen banka hesapları ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.

b. ... plaka sayılı araca ilişkin olarak; davalı bu aracın edinilmesi için önceden adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın takasa verildiğini, aracın takas karşılığı 10.000,00 TL'ye sayıldığını, araç bedelinin kalan 11.000,00 TL'sinin de kendisi tarafından banka havalesi ile gönderildiğini, bu nedenle edinilmiş mal niteliğinde olmadığını açıklayarak kişisel mal savunmasında bulunmuş, aracın trafik kayıtlarına delil olarak dayanmıştır. Ne var ki, mahkemece, bahsi geçen aracın kayıtları getirtilmemiş, kişisel mal savunması üzerinde yeterince durulmamıştır. Mahkemece ... plaka sayılı araca ilişkin kayıtlar getirtilip tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması da doğru olmadığından hükmün (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle her iki taraf vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Daire'nin 17.05.2017 tarih ... Esas 2017/7268 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 Sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle REDDİNE, 27,70 TL peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyenlere ayrı ayrı iadesine, 29.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





Yalçıner & Erol Hukuk ve Danışmalık Bürosu olarak aile hukukunda uzman avukat kadromuz ile boşanma, velayet ve mal paylaşımından doğan tüm uyuşmazlıklara ilişkin her türlü hukuki desteği nitelikli bir şekilde müvekkillerimize sağlamaktayız.


Sorularınız ve detaylı bilgi için bize telefon, whatsapp, mail ve diğer iletişim kanalları üzerinden ulaşabilirsiniz.


Aile Hukuku alanındaki diğer makale ve yazılarımıza da buradan ulaşabilirsiniz.



3.943 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page