top of page
Kanunların Gözden Geçirilmesi

MAKALELER

FİİLİ TAKSİM YAPILAN HİSSELİ TAŞINMAZDA ÖN ALIM HAKKI

Güncelleme tarihi: 20 Ağu 2021


Yargıtay 14. Hukuk Dairesi

2016/15682 E. ,

2020/4155 K.


"ÖZET: Hisseli bir taşınmaz paydaşlarca yapılan özel anlaşmayla fiilen taksim edilerek her paydaş belli bir bölümü kullanıyorsa böyle bir taşınmazda önalım hakkının varlığından söz edilemez. Kötü niyet iddiası davanın her aşamasında ileri sürülebilir."


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.05.2014 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.04.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:


K A R A R

Dava, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, müvekkillerinin ... ili, ... ilçesi, ... Mevkii, 7616 parsel sayılı taşınmaz hissedarları olduklarını, taşınmazın 1/17 hissenin davalı ...'ye satıldığını, davalı ...'nin de daha sonra 1/34 hissesini davalı ...'a sattığını öğrendiklerini beyan ederek davalılara yapılan satışların ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ile müvekkilleri adlarına tescilini istemiştir.


Davalılar vekili, taşınmazın tapuda arsa olarak gözükmesine rağmen fiili durumda taşınmaz üzerinde 6 katlı ve 12 bağımsız bölümden oluşan bir bina olduğunu, pay satan ... ile davacılar arasında fiili taksim bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.


Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması TMK’nın 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Kötüniyet iddiası 14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.


Somut olaya gelince; mahkemece, fiili taksim olgusunun yeterince araştırılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Tarafların var olan tüm delilleri toplanıp usulüne uygun keşif yapılması, özellikle davacılar ile pay satan ve pay alan davalıların dava konusu binada hangi bağımsız bölümleri kullandıklarının belirlenmesi varsa tanıkların ve tarafların gösterdiği bağımsız bölümleri belirtir şekilde bilirkişilerden denetime elverişli rapor alınması ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.


SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.06.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



Bu konuda tecrübeli olan avukatlarımızdan hukuki danışmalık alabilir, sorularınız ve detaylı bilgi için bize telefon, whatsapp, mail ve diğer iletişim kanalları üzerinden ulaşabilirsiniz.

1.414 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page