top of page
Kanunların Gözden Geçirilmesi

MAKALELER

DEVRE MÜLK SÖZLEŞMELERİNDEN DOĞAN DAVALARDA YETKİLİ MAHKEME NERESİDİR?



Yargıtay 13. Hukuk Dairesi

2019/2148 E. ,

2019/11700 K.


"ÖZET: Devre mülk sözleşmesi geçersiz ise de tapuda devrin yapılmış olması sözleşmeye geçerlilik kazandırır.


Bu durumda tapuda devir yapıldığına göre taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıktan doğan davaya taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi bakacaktır."


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi


Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.


KARAR


Davacı, davalı ... Termal Turistik İşletmeler İnş. Taş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile 21/07/2013 tarih ve 9619, 21/07/2013 tarih ve 9620, 30/06/2013 tarih ve 9593 sayılı Gayrimenkul Harici Satış Sözleşmeleri imzaladığını, ayrı ayrı 8.900,00-TL olmak üzere toplamda 26.700,00-TL ödediğini, borcunun olmadığına dair evrak verildiğini, ... 4. Noterliğinin 06/10/2015 tarih ve 16190 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeleri feshettiğini, davalıya bildirdiğini, buna rağmen bu zamana kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, devremülk sözleşmesinin adi yazılı şekilde yapıldığını beyan ederek 21/07/2013 tarihinde imzalanan 9619 ve 9620 numaralı ve 30/06/2013 tarih ve 9593 numaralı ayrı ayrı düzenlenen sözleşmelerin iptali ile fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla üç sözleşme için ödenen ayrı ayrı 8.900,00-TL olmak üzere toplam 26.700,00-TL'nin avans faizi ile birlikte iadesini talep etmiştir.

Davalı, davanın reddini dilemiştir.


Mahkemece, davanın kabulü ile taraflar arasında yapılan 21/07/2013 tarih ve 9619, 21/07/2013 tarih ve 9620, 30/06/2013 tarih ve 9593 sayılı Devremülk Satış Vaadi Sözleşmelerinin ayrı ayrı feshine, 26.700,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.


1-Dava, davacı tarafından imzalanan Devremülk Satış Sözleşmesinin feshi ve ödediği bedelin iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki Devremülk Satış Sözleşmeleri imzalanmıştır. Söz konusu sözleşmeler incelendiğinde tapuda pay devrini içeren bir sözleşme olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu iki tane sözleşme gereği iki taşınmaza ilişkin payın tapusu dava tarihinden önce 09.12.2013 tarihinde davacıya verildiği görülmüştür. Mahkemece, devri gerçekleştirilen tapunun, yapı kullanma izin belgesi olup olmadığı, kullanıma ilişkin iskan ruhsatının olup olmadığı, inşaatın tamamlanıp tamamlanmadığı, fesih koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmaksızın tapunun davacıya devredildiği ancak davaya konu yerin iskanın alınıp davacıya teslim edilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile taraflar arasında yapılan 21/07/2013 tarih ve 9619, 21/07/2013 tarih ve 9620, 30/06/2013 tarih ve 9593 sayılı Devre Mülk Satış Vaadi Sözleşmelerinin ayrı ayrı feshine, 26.700,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm kurulmuştur. Her ne kadar taşınmaz devrini içeren sözleşmenin adi yazılı şekilde yapılması geçersiz ise de, taşınmazın tapusunun verilmesi ile geçersiz olan sözleşme geçerlilik kazanacaktır.


Bu durumda, mahkemece davalı tarafından tapunun davacıya devredildiği anlaşıldığından yapı kullanma izin belgesi ile kullanıma ilişkin iskan ruhsatının olup olmadığı, inşaatın tamamlanıp tamamlanmadığı ve Devremülk Satış Sözleşmesinin feshine ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı araştırılarak taraf delilleri toplanıp sonucuna göre bir karara verilmesi gerekir. Ayrıca mahkemece, söz konusu Devremülk Satış Sözleşmesinin feshinin koşullarının oluştuğunun anlaşılması halinde, davacı üzerinde yer alan tapunun sözleşmenin feshinin doğal sonucu olarak davalıya iadesi gerekeceğinden tapusu iade edilecek taşınmaz Afyonkarahisar ilinde yer aldığı gözetilmesi gerekir. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda kesin yetki kuralı gereğince taşınmazın bulunduğu yer mahkemeleri yetkilidir. 6100 sayılı HMK’nın 12/1. maddesi gereğince “Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir. Tapu kayıtlarına göre taşınmazın Afyonkarahisar ili, yargı çevresine bağlı İhsaniye ilçesinde bulunduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 12/1. maddesi gereğince taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıkların taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde çözülmesi hususunda kesin yetki söz konusu olduğundan yetkisizlik kararı verilmesi gerekeceği de değerlendirilerek, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.


2-Bozma nedenine göre davalının birinci bent kapsamı dışında kalan sair itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.


SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Bu konuda tecrübeli olan avukatlarımızdan hukuki danışmalık alabilir, sorularınız ve detaylı bilgi için bize telefon, whatsapp, mail ve diğer iletişim kanalları üzerinden ulaşabilirsiniz.

501 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page